20 Kasım 2019 Çarşamba 2019

20 Kasım 2019 Çarşamba 2019 20 Kasım 2019 Çarşamba

20 Kasım 2019 Çarşamba

Cennet Elması


Komşumuzun bahçesinde vardı bir tanecik Cennet Elması ağacı. Başka da hiç bir yerde yoktu bu özel ağaçtan. Komşumuz seçilmiş olmalıydı, bahçesinde cennetten bir ağaç barındırdığı için. Çocuk gözlerim öyle bakardı bu komşumuza. 
Üstelik bahçe evlerinin arkasındaydı, başka evlerle sarılmış küçücük bahçedeydi cennet elması. Dışardan bakıp da izlemek mümkün değildi çiçeklerinin gelişimini, meyvelerin oluşumunu... Böyle olunca da benim gözümde gizemi daha da artıyordu. Ne olmuştu da cennetten bu bahçeye düşüvermişti acaba?
Pek nazlıydı da, dirhem dirhem verirdi meyvelerini. Yılda bir komşuluk payımıza 1 tane meyve düşerdi. Soluk yeşil, sepsert, çocuk damağımla yemesi imkansız, buruk mu buruk. Yine de beklerdim o mevsimi, cennet elmasının evimizi şereflendireceği günü. Kolay mı, cenneti elime alacaktım,  hayalimdeki cenneti onun içinde görmeye çalışacaktım, belki de bu kez cennetin tadını hissedecektim damağımda. Bekleyince olgunlaşırmış derlerdi, bekletirdik. Ama hep hüsran, ağızda kalan burukluk...
"Bizim iklimin ağacı değil" derdi babam, "ondan böyle". Olgunlaşıp tatlanamıyor. Kendi yerinde olsa çok tatlı çok güzel olurmuş.Cennet meyvesi bu, nasıl güzel olmasın ki? Ne gizemli, ne özel birşey bu. Babam bile yememiş bu meyvenin aslını, annem bile...


Yıllar yıllar sonra, -cennet elmasının cennetten düştüğünü sandığım o güzel günlere çoktan veda etmiştim- iç anadolunun bir şehrinde, soğuk bir akşam pazarının alaca karanlığında, tezgahlar dolusu domates görmenin şaşkınlığıyla kala kaldım. Benim ılıman şehrimde bile bu mevsimde bu domatesler olmazdı. Tezgahlara yaklaşınca anladım domates olmadığını, "Trabzon Hurması" dedi satıcı.
Trabzon hurması benim çocukluğumun cennet elmasıydı. Açık yeşil olarak zihnime kazılmış meyve kırmızıya yakın turuncuydu. Merekla aldım Trabzon hurmalarımı, cenneti tatmak için heyecanla evimin yolunu tuttum. Kabuklarının altı o aşina olduğum buruklukla karşıladı beni. Ama içi şeker mi şeker... 
Cenneti buldum mu diye merak ediyor musunuz? Dürüst olmak gerekirse, hayır bulamadım. Bir daha alma gereğini de duymadım. Ta ki evlenene kadar. Eşim çok seviyor bu meyveyi. Mevsimine ulaşınca sık sık geliyor evimize, tatlandırıyor damaklarımızı. Burukluk yine aynı. O nedenle, içini kaşıkla çıkarmayı tercih ediyorum, kabuğunu biraz etlice bırakıp. Ama burukluğu sadece ben fark ediyorum galiba, eşim olduğu gibi, kabuğuyla severek yiyor.
İşte böyle benim cennet elması hikayem.

20 Kasım 2019 Çarşamba 2019

20 Kasım 2019 Çarşamba 2019

Related news

  • Egzersizde doğru bilinen yanlışlar
  • Marshall boya bambu yaprağı rengi
  • Pirinç Suyu Saç Uzatma Yöntemi
  • Tırnaklarda Yeni Trend: Nail Art
  • Çocuklarda Deri Lekeleri

  • 20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba


    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba

    20 Kasım 2019 Çarşamba